SiTeMe HoŞGeLDiNiZ
  Özbekistan Erk Partisi Ve M.Salih
 

EFRASYAP

• 29/1/2006 - ÖZBEKİSTAN, ERK PARTİSİ VE MUHAMMED SALİH

Özbekistan geçtiğimiz yıl büyük sosyal çalkantılara ve isyanlara ev sahipliği etti. İslam Kerimov'un Özbekler üzerindeki baskıları dünya kamuoyuna kısmen yansırken, katledilen Özbeklere yardım elini uzatan olmadı. Özbeklerin yüreğindeki lider ve Türk dünyasında millî değerlere bağlılığı ile tanınan, takdir edilen Muhammed Salih'e yaşatılan haksızlıklar hiçbir lidere yaşatılmamıştır. Sığındığı Türkiye'den üç kere sınır dışı edilen Salih, Özbekistan'ın en büyük muhalif lideri. Onu sıradan bir muhalif olmaktan ayıran özellik; millî ve dinî şuurunun yüksekliği...


ÖZBEKİSTAN , ERK PARTİSİ VE MUHAMMED SALİH

Özbekistan geçtiğimiz yıl büyük sosyal çalkantılara ve isyanlara ev sahipliği etti. İslam Kerimov'un Özbekler üzerindeki baskıları dünya kamuoyuna kısmen yansırken, katledilen Özbeklere yardım elini uzatan olmadı.

Özbeklerin yüreğindeki lider ve Türk dünyasında millî değerlere bağlılığı ile tanınan, takdir edilen Muhammed Salih'e yaşatılan haksızlıklar hiçbir lidere yaşatılmamıştır. Sığındığı Türkiye'den üç kere sınır dışı edilen Salih, Özbekistan'ın en büyük muhalif lideri. Onu sıradan bir muhalif olmaktan ayıran özellik ; millî ve dinî şuurunun yüksekliği. Millî , dinî kimliğine sahip çıkmaktan asla ödün vermemekte direnen ve yurdunun içinde bulunduğu acı şartları yılmadan durmadan anlatmakta , savunmakta olan Salih , faziletli mücadelesinde yalnız değildir. Başçılığını ettiği ERK Partisi mensup ve sempatizanları , Özbekistan içinde ciddi sorunlarla karşı karşıya. Özbekistan'ın Cumhurbaşkanı İslam Kerimov'un (anne tarafından Tacik : Fars dilli , aryani ırk kökenli bir millet) muhalif Özbeklere yönelttiği suçlamalar , Çin Halk Cumhuriyetinden çalınan millî haklarını geri isteyen Uygurlara yöneltilen suçlamalarla , beyanlarla aynı. 11 Eylül 2001 tarihinde Arap teröristlerce Amerika Birleşik Devletlerine yapılan terörist saldırılardan sonra , İslâm dinli Türk topluluklarının millî bağımsızlık hareketleri ve haklı mücadeleleri , mevcut haldeki Türk düşmanlığı orjinli hâkimiyetlerce 'terörizm' bahanesiyle açıklanmaya başlandı. Öküz altında buzağı arar misali millî direnişçilerin din kimlikleri öne çıkarılarak ; desteksiz , ispatsız suçlamalar yapılıyor. Kerimov'un millîyetçi Özbekleri Arap teröristlerle aynı kefeye koyarak nitelendirmesi her şeyden önce yersizdir. Kaldı ki Özbekistan'ın Kerimov'la götürülen son on beş yılındaki icraatlar da ortadadır.

Her ne kadar özgürlükleri iktidarca kısıtlanmış olsa da Özbeklerin feryatları , duyulmayacak kadar cılız değil.

Ezeli Türk coğrafyası Orta Asya'nın en kudretli , bir o kadar da yoksul ülkesi olan Özbekistan'ın sürgündeki lideri Muhammed Salih ve istekleri üzerinde , millî vicdana el basılarak durulmalıdır. 1993 yılında Azerbaycan'a kaçmak zorunda kalan ve Kerimov tarafından can güvenliği ciddi tehlikelere sokulan Salih , şu anda Avrupa’da güç koşullar altında yaşamını sürdürüyor. Özbekistan dışına çıktığı günden bu yana içinde bulunduğu zor şartların vehameti , Kerimov'un yaklaşımları ile daha da çıkmaza sürüklenmiştir. Türkiye'ye Turgut Özal tarafından davet edilerek kabul olunan Salih'in sığınmacılığı , bu kabul sebebiyle Özbekistan - Türkiye ilişkilerinin kesilmesine varacak kadar sert kararlar alan Kerimov’un , Salih’in şahsına değil Özbeklerin millî bağımsızlığına beslediği nefret hakkında bizleri fikir sahibi etmektedir. Salih hangi ülkeye sığınırsa sığınsın , o ülke ile diplomatik ilişkileri askıya alarak baskı yapan Kerimov'un elinde tuttuğu iktidar , bilinmektedir ki masum kanlarıyla dikili durmaktadır. Harcı masumların kanı olan hiçbir iktidar muaffak olamaz. On beş yıllık Kerimov diktatörlüğüne karşı ayaklanan Özbekler iktidar eliyle katledildi. Bir saat içinde 50.000 kişinin meydana çıkması küçük bir olay değildir. 13 Mayıs 2005 tarihi , Özbeklerin diktatörlükten kurtuluşa doğru koştukları bir tarih olarak millî hafızalara işlenmelidir. Andican şehrinden yükselen feryatlar bastırılırken , dökülen kanlarla bütün Özbekistan ve Türk dünyası kızıla boyandı. Andican'da kadınlara ve çocuklara bile acınmadı. 1000 tane Özbek , iktidarın kurşunlarıyla oracıkta katledildi. Katiller kendilerini haklı çıkarmak ve dünya önünde aklamak için kirli siyasetlerini konuşturdular. İktidar tarafından hazırlanan bir komployla , Bahtiyar Rahimov adında , hayali olması muhtemel bir kişilik yaratıldı. Bu kişiliğe bir de dini misyon yüklendi. Böylelikle ayaklanmaya dini imaj kazandırılıp takdim edilmiş olundu. Dünya kamuoyuna kasıtlı olarak şeriatçı bir isyan olarak lanse edilmesinin arkasındaki amaç kurnazcadır. Dünya ülkelerinin en hassas olduğu meselenin İslâmi kimlikli ayaklanmalar olduğunu bilen Kerimov iktidarının , Özbekleri katledebilmek için dinlerini bahane etmesi ve millî özgürlükçü hareketleri İslâmcı terör isyanları gibi göstermeye çalışması siyaset uzmanlarının gözünden kaçmayan önemli durum analizidir.

Kerimov'un Özbek gençlere karşı giriştiği sistematik ve istikrarlı politikalar da hafızalarımızda taptaze duruyor. Millî özgürlüklerini dileyen Özbek gençleri , Gençlik kampları adındaki özel zindanlara atılarak modern (!) işkencelerden geçiriliyor. Gençliği budanmış bir cemiyet zaten öldürücü darbeleri almış olarak can çekişecektir. Peki o zaman Kerimov kimin tarafındadır ? Bu sorunun cevabı sadece Orta Asya’nın değil bütün dünyanın meselesi olarak , aslında apaçık önümüzdedir..

Özbeklerin çağdaş millî kahramanı Muhammed Salih Türkiye’ye sığındığı dönemde ; Türkiye aleyhine sözler sarf edip , malları adidir , ticareti kesin şeklinde televizyonlara demeç veren Kerimov , Türkiye için ne derece güvenilir bir siyasi karakterdir ? Yine o dönemde Türkiye’de okuyan 1500 Özbek gencini ülkeye geri çağıran , Türk iş adamlarına olumsuz yaptırımlar uygulayan , ticarî zorluklar çıkaran bir siyasî kişiliğin tavırları , hangi ölçüde insanî ve siyasî değerlerle bağdaşabilir ?

Özbekistan artık haktan , hukuktan , Türk’ten yana olmalı ; millî iktidarın , millîyetçilerin eline geçmelidir..

Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 10/6/2006 - katılıyorum

Yazan: ersin eroğlu
yazdığınız makaleye katılıyorum ama bazı eksikler var onları dünyaya duyurmak lazım 5 yıl özbekistanda yaşadım şimdi türkiyedeyim.
i.kerimov denilen kişi bence (insan bile deyil)2003 yılında taşkent amerikan konsolosluğununun önünde kadınları dövdürüp kurşunlattı. çarsuda kadılar açız diye yürüdüklerinde polislerine acımasızca dövdürttü. Kokond da aileler kızlarımız celep (hayat kadını ) oluyor açız diye vilayet hakimliyine yürüdüklerinde.kerimov emri ile bir çok aile ortadan kaybedildi,
andican olaylarına gelince verilen ölü rakamları çok yanlış o meydanda 50 60 bin kişi kadar vardı kamyonların arkasından ağır şilahlarla insanlara a ateş edildi ölenlerin bir çoğu kadın ve genç çocuklar 2500 kadar insan öldü .
ömrüm olduğu sürece bu olayı unutamayacağım çünki bunları bana başkaları anlatmadı kendi gözlerimle gördüm. orada çok sevdiğim özbekler var.
İnşallah sayın Muhammet SALİH Özbekistana döner ve iktidarı al aşağı eder bunun bu şekilde olmasını yürekten ALLAH (cc) diliyorum
Lütfen birtakım gelişmelerden haberdar ediniz
Bağlantı

• 8/1/2008 - çok dogridir

Yazan: ibrahim
BENDA OZBEGİM ŞU AN TURKEYADAİM URDAN BURAYA ÇALİŞMAYA GELDİM ZOR ŞARTLARDA DA OLSA BURDA EKMEK QAZANİYORUM ÇUNKİ BİZİM MAMLAKATA SİZİN KİBİ BAŞKANLAR YOQ ŞU DEDİNİZ ADAM VARYA TAM NOMUSUZ VE ŞARAFSİZ ADAM İSMİNİDA SUELAMAK İSTAMİYORUM JONİ JAHANAMA VE KENDİMA DEDİMKİ U ÖZBEKİSTANDAN GETMADİKÇA BEN HEÇ DONMİCAM ÇUNKİ NOMUSİZ ADAM YİNA NASİL QAZANDİSA SEÇİMLARDİ BEN HEÇ ANGLAMADİM ÇUNKİ HAQİQAT YOQ BİZDA ÖZBEKİSTANDAGİ VATANDAŞLARİMA ALLAHTAN SABİR DİLYORUM
 
  Bugün 1 ziyaretçi (6 klik) kişi burdaydı! Sitene Ekle  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=